Itri Haşıloğlu

Rouen piskoposu bana İtalyanların savaştan anlamadıklarını söylediğinde, ben de ona Fransızların devlet işlerinden anlamadığını söyledim. Anlamış olsalardı Kilise'nin bu denli büyümesine izin vermezlerdi.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Siyaset
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Türkiye'de Cumhuriyet, hesaplaşmanın anayasal ilkeler temelinde gerçekleştiği yeni bir mağlubiyeti kaldırabilecek durumda değildir. Bu yoldaki riskler, zaten komadaki Cumhuriyet'in tabutuna paslı çivilerin çakılmasına neden olabilir.
Sayfa 465·Kitabı okudu
Savaşın sona ermesinden sonra yapılan yargılamalarda hakimler, diğer bazı bürokratlarla birlikte, mezalimin "masa başı failleri" (Schreibtischtäter) diye nitelendiler, "hukuk eliyle işlenen cinayet"lerdeki payları masaya yatırıldı ve şu ünlü sözle (en azından tarih önünde) mahkum edildiler: "Suikastçının hançeri, yargıcın cüppesinin altına gizlenmiştir."
Sayfa 82·Kitabı okudu
Fakat biz Türkler, kendimizi anlatmak için ırk hüviyetimizi hiçbir zaman dile getiremezdik. Irkımızı da bilmez, ya inkar ederdik. Milletimizin adı geçmek lazım geldiği zaman kendimize sadece: -Osmanlı! der, geçerdik. Hatta dilimizin adı bile Türkçe değil, Osmanlıca'ydı. Tarihimizin de Osmanlı tarihi olduğu gibi. Reddedilen, inkar edilen Türk adına kimsenin sahip çıkmaması için her tedbir alınmıştı. Umumi kanaate göre Türk, kaba, görgüsüz ve kabiliyetsiz bir varlıktı.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Kısa bir ömür pek çok şeyin ortak kaderidir, fakat sen ebediyen var olacakmış gibi ya her şeyden kaçıyorsun ya da her şeyi kovalıyorsun. Kısa bir süre sonra gözlerini kapatacaksın, sonra bir başkası da seni mezara taşıyan için ağlayacak.
Sayfa 110·Kitabı okudu