Belki de kazanmaya çok ihtiyacımız vardı.
Tıpkı uçurumu düşen birinin bir tutam ota sarılması gibi.
Kabul edersiniz ki uçuruma düşmeyen biri ağaç dalı diye ota sarılmaz.
Öyle ya, hiç kimse, hiçbir zaman gereksinimlerini, görüşlerini, acılarını tamamı tamamına belirtemez; insan sözü, yıldızları duygulandırmak isterken, üzerinde ayılara göbek attıracak havalara çaldığımız bir çatlak kazandırır.