Ömer

Gerçek Aşk
Eğer aşkı kâleme dökecektiyseniz; Leyla ile Mecnûn’u değil, Kerem ile Aslı’yı değil, Ferhat ile Şirin’i değil, Mem ile Zin’i değil, Muhammed ile Hatice’yi yazmalıydınız. Çünkü diğerlerinin aşkı hep kavuşmama üzerine kuruldu, belki birbirlerine kavuşsalar o aşk bitecek, o sevgi şarkılarının yerini, kavga ve gürültüler alacaktı. Ama gelin görün ki; Hatice validemiz ile Muhammed’in kurduğu yuva yirmi beş yıl sürecek ve hep aşk temeli üzerine doğrulacak, ilk günkü sevgi ve aşk hiç azalmadan devam edecek ve hatta biri vefat edip, diğeri kalınca, haneye birçok hanım girmesine rağmen, o günden sonra yaşanılacak on üç yıllık ömürde, Efendimiz (sas) hep “Haticem ahh Haticem!” diye inleyecek ve “Allah bana Hatice’den daha hayırlısını vermedi.” diyerek, hep onu vefa ve minnet ile yad edecektir.
Sayfa 47 - Siyer Yayınları
Din
Reklam
İslam'a teslim olmuş bir yuva nasıl olmalı?
Hatice validemiz ile Efendimiz (sas) kurdukları ev, aşkın zirvelerde olduğu örnek ve model bir yuvadır. Kıyamete kadar tüm ailelere örnek olabilecek, bir İslam ailesinin nasıl olması gerektiğinin numunelerini sunan emsalsiz bir yuvadır. Bu yuvanın temellerini oluşturan en önemli esaslar şunlardı: Aşk ve sevgi ve bunların taraflara kazandırttığı şefkat ve merhamet Paylaşma ve tahammül Bir tarafın değil, iki tarafın da göstermesi gereken fedakarlık
Sayfa 46 - Siyer Yayınları
Din
Doğru Müsahipler Bulmak
Müsahibin ana anlamı sohbet eden, edebilen, söz söyleme üstadı, bilgisi olan ve bunu güzel aktarabilen kişi demektir. Eski tabirle mîr-i kelam, yani sözün emiri. Aynı zamanda bir meslek olan müsahiplik, geleneksel saray teşkilatımızda, bürokrasimizde önemli bir yere sahipti. Bugünün bir nev'i Cumhurbaşkanı Başdanışmanı idi müsahib-i evvel olan müsahipler. Sadece padişahlara, cumhurbaşkanlarına değil hepimize müsahipler gerek Haluk Hoca'ya göre. Yani, doğru söz söyleyebilen ve bunu doğru zamanda güzel ifade edebilen kişiler. Onlar sadece kendileri güzel konuşmaz, karşındakini de güzel dinler, anlar ve onun eşref saatine göre konuşur. Bektaşîlikteki karşılığı da can dostu, ahiret kardeşi anlamındadır. Öz kardeş değildir belki ama can kardeşidir "ahretlik". Hem bu dünyada hem de öbür dünyada birbirlerine kefil ve vekil olan bir kardeşlik. Haluk Dursun/Haluk'un Defteri, Gençlerle Hayat Bilgisi/Kiminle Müsahip Olalım?
Yeditepe·Kitabı okudu
1000Kitap
Rivayet edildiğine göre Muaz b. Cebel r.a., Efendimiz s.a.v.’e imanın en faziletli amelinin ne olduğunu sordu. O da buyurdu ki: – Mümin için en faziletli amel Allah için sevmek, Allah için nefret etmek ve dili sürekli Allah’ın zikrinde çalıştırmaktır. Muaz r.a. tekrar; – Acaba bu nasıl olur ey Allah’ın Rasulü, diye sordu. Efendimiz s.a.v. de şöyle buyurdu: – Kendin için sevdiğini insanlar için de seversin, kendin için nefret ettiğin şeylerden insanlar için de nefret edersin. Hep hayrı söylersin ya da susarsın! (Ahmed, el-Müsned, 5/247)

Ömer

@Drofd
·
Diğerkam Olmak
Öğle saatlerinde abilerimin bir anlık boşluğunu kollayıp gazozhaneden çarşıya kaçtığımda görürdüm onu. Caminin yanındaki bankların birinde, bastonuna yaslanmış dalgınca otururken. Beni görünce gözleri ışıldar, hemen yanına çağırırdı: "Aç mısın guzum?" Bütün kalbiyle aç olmamı istediğini anlardım sesinden. Tok da olsam "Açım," derdim. Bilirim ki az sonra serin bir kaya altı kilerinde, küçük bakır tasların içinde nefis pilavlar, tavandan sallanan sucuklar ya da tel dolabın içinden çıkan mis kokulu tereyağı beni bekliyor. Ben yerken dedem karşıma geçer beni seyrederdi.
Sayfa 72 - İletişim·Kitabı okudu
1000Kitap