Biraz daha deli olsam uolun ortasına geçip, "Hepiniz öleceksiniz, kaçmayın," diye bağırmak isterdim. Ne var ki ancak kendime yetecek kadar deliydim. Tam akıllı kalmayıp tümüyle delirmeyi de becerememek insanı rencide ediyor.
Hayat acayipti. Herkesin içinde başka türlü bir ev hayali. Bir çatı, bir yuva, bir sevgili, bir dost, bir ben, hangi kisveye bürünürse bürünsün, içine girip sığınabileceği, orada kendini güvende hissedeceği imkansız bir huzur telakkisi.
Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü hayal bile etmemek değil mi? Onu, daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.
Velhasıl bir ömre birden fazla yaşam, bir yaşama birden fazla kadın, bir kadına birden fazla yalan sığdırdım. Yine de hiç değilse dışarıdan bakıldığında, hayatta kendine yer bulmuş biri gibi görünmeyi başardım.