Hüznünün sebebi onlar tarafından umursanmamasından değil, daha derinden inandığı bir kanıydı. Onun hasbelkader yalnız olması değil, bütün insanların yalnız olmasıydı.
Gökyüzü her yerde aynıdır derler. Seyyahlar, deniz kazasına uğrayanlar, sürgünler ve ölüm döşeğindekiler bu düşünceyle rahatlarlar ve şüphesiz eğer gizemciliğe meyilliyseniz, o kesintisiz yüzeyden teselli, hatta açıklama sağanak olur yağar.
Yarın, bugünü yaşanılabilir hale getiriyordu.Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı!Lotonun çıkma ihtimalini,aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini,sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük: yarın.Gelecek iyi bir sermayeydi. Yaşadığımız sürece bitmeyen bir anapara gibi.Gelecek zamanda çekilmiş fiiller kulağa çok tatlı bir melodi yayıyordu.Hele planların ayrıntılarına girmek, babamın yaptırdığı evin banyosunu tarif etmesini dinlemek o kadar dinlendiriciydi ki...
"İnsanlar..." dedim fısıldayarak."Taşırlar insanları.Kundaktayken, tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı..."