Ama mesele benden uzaktayken güzel bir şey gördüğünde aklına onu bana da göstermek geldiyse eğer sen bana bir söz verdin demektir. Çünkü sözler böyle verilir; sessizlikte.
... senin kafan rahat senin böyle dertlerin yok yaşamak senin üstüne saldırmıyor ben kendi varlığımı her gün sırtımda ziftten bir haç gibi gittiğim her yere taşıyorum ben her şeyi br tür ağırlık gibi yaşıyorum ben birini ya da bir şeyi ancak devasa bir yük anlıyorum bir kalksam ayağa dikilsem bir doğrulsam kendime gelsem kendim denen şey neresidir onu bir bilsem işte o zaman ben de muhakkak ki dik durup dünyaya doğru esneyeceğim genişleyeceğim hafifleyeceğim.
Keşke insan çok sevdiği bir şeyin tadını gizlice damağında bir yere hapsedebilecek, dilini tam o noktaya değdirdiği her anda o tadı almak mümkün olsaydı- dilinin ucuyla değil üstüyle- bilimadamları bu tür çalışmalara odaklanmalı.