Zihinleri oldukça meşgul olduğu için, yakın gelecekte kendilerini bekleyen büyük tehlikeyi unutan adamlardan biriydi. Bu özellikteki kişiler kaygılarını bir kez bastırdıklarında, günlük yaşamlarına dönüyorlardı. Yalnızca ara sıra unutulan bu tehlike aniden sivri dişleriyle yüreklerini kemiriyordu. O zaman içleri titrediğinde bunun nedenini kendilerine soruyor, sonra da unuttuklarını hatırlıyorlardı:
“Ah! Evet,” diyorlardı, iç çekerek, “Evet, yine o!”
Sayfa 130 - Cornelis’in “O”su Rosa’nın o akşam her zamanki gibi gelip gelmeyeceğiydi.