Bu bir aforizmalar kitabı, yer yer kısımlara ayrılsa da, hemen hemen her paragraf başka bir tespitin, başka bir özün, başka bir fikrin geçerliliğini sorguluyor. Sorguluyor diyorum çünkü düğümler atıp koşarak uzaklaşmıyor Canetti, okuyucuya başbaşa düşünme imkanı da veriyor. Yine de çok çetin bir serüven sizleri bekliyor. Çünkü ilerliyemiyorsunuz. O kadar kalabalık bir yolda ilerlemek mecburiyetindesiniz ki, omuzlara çarpmadan ve ayaklara basmadan yürüyemiyorsunuz.
Eserin oluşma süreci de oldukça ilginç, 'Kitle ve İktidar' ı yazarken ilerleyemeyen yazar kendine başka bir dosya ile uğraşmayı yasaklamış ve notlar almakla yetinmiş, bu notları da bu eserde toplamış. Yani sadece bir moladan çıkabilecekler akla durgunluk veriyor :)
Bu notlar oldukça kişisel gibi görünse de hedef sizsiniz, sizin daha evvel hiç düşünmedikleriniz üzerine bir tiyatro bu, tek seyirci sizsiniz, kahkahayla salonu çınlatabilir, hüngür hüngür ağlayabilir, kollarınızı bağlayıp oyuna ver yansın edebilir ya da sizin için sahnelenen her perdeye gömülürcesine dikkat kesilebilirsiniz. Fakât bu sahnede oyuncu da sizsiniz. Aforizma kitapları size kendinizi izleme imkanı verir... Bu kitapta kusursuz bir görüntü netliği var. Karıncalanma, buğulanma, hissizleşme... Bunların hiç birine fırsat vermeyen keskin bir dil, kararlı bir adam ve sayısız mevzu sizi bekliyor.
Bugün tam da kitabın son satırlarına gelmişken çok sevdiğim bir şairin anlık bir iç dökümüyle yazdığı şu sözlerini okudum;
"Bıçağı dilden esinlenerek icat etmiş olabilirler." evet Canetti için söylenebilecek neredeyse kusursuz bir cümle bu... Bıçak gibi bir dil. Çünkü ok gibi hedefi buluyor...
"Bilmemek, bilmekten ötürü yoksullaşmamalıdır." derken bilmenin kalbini söküp size bütün damarların istikametini ve işleyişini gösteriyor. Asıl ışık