İçindeki kızgın savunmacı çocuğun gözlerine bakınca anlaşılan, aslında ikisinin de herkesten ziyade birbirinde bulacağı şefkat, neşe, arkadaşlık ve nihayet dünyanın, yaşamanın, cümbüşle doğan güneşin birbirine karışan şeftali, mor, pembe, sarı tonları…
Kurgunun merak uyandırıcı olması ve Seher’i de muhakkak bir yerden tanıyor olduğum hissi, içsel-düşünsel konuşmalara bolca yer verilmesi ve Seherin kendini bir bütün olarak görme yürüyüşü kitabı dikkatle okunur kılıyor. Yoğun anlatımın böylesi alternatif düşüncelerle anlam bulması, bazı paragrafları okuduktan sonra durup sindirmeye çalışmak, kendimle ve muhakkak içimdeki çocukla buluşma saatlerine fırsat oldu.
Hem kalemi hem de terapi bilgisi ( belki de terapi geçmişi) güçlü bir yazar.