Edebiyatı, insanın' düşünce ve ideallerinin tapınağı olarak görmeye başladım, kötüsünden iyisine, tarihçisinden büyük düşünürüne, sadece zihinleriyle yazanlardan kalbini ve ruhunu kullanarak yazanlara kadar çeşitli zihinlerden oluşmuş bir tapınaktı.
Yıllarca karanlığa ve kendi küçük dünyasına hapis olmuş ve şimdi aniden fazlasıyla dolu dünyaya doğru itilmiş, gün ışığını ilk kez görüyormuş gibi boş bakan ve bundan dolayı gözü kamaşmış bir mağara adamı gibiydim.