Finlandiya’daki İsveç memurları nasıl mıydı? Hem halkımız hem de İsveç hükümeti için kötüydüler.
İsveç’teki memurlar akıllı, dürüst ve çalışkan insanlardı, ancak maalesef ülkemizde böyle değildi. İsveç hükümeti birçok ülkenin hatalarını tekrarladı. Ülkenin iç kısımları için memurlarını özenle seçti ama taşraya memur olarak genellikle toplumsal sınıflarından tecrit edilmiş, ahlaksız artıklarını gönderdi.
Bütün uluslarda olduğu gibi İsveç’teki zengin ve asil ailelerde vicdansız çocuklar vardı; tembel, boş gezenin boş kâlfası, huysuz, sarhoş veya günahkâr gençler. Tüm okulların attığı gençlerdi bunlar. Hiçbir yerde işe alınmadılar, ne bir kamu bürosunda ne de ticari bir ofiste. Bağımsız bir işe de başlayamadılar. Hiç çalışmak istemediler, sadece ebeveynlerinin parasını boşa harcadılar.
Bu işe yaramaz gençleri ne yapmalıydı? Ebeveynleri ve akrabaları, yöneticiler üzerinde nüfuzlarını ve bağlantılarını kullanarak bu uygunsuz varlıkları Finlandiya’daki önemli memuriyetlere getirmeyi başardılar.
Bunlar gibi bin hatta iki bin memurdan neler beklenebileceğini tahmin edersiniz. Yalan, ahlaki açıdan yozlaşmış, birkaç senelik eğitim almış bu insanlar zamanlarının çoğunu işyerlerinden çok pahalı barlarda ve eğlence yerlerinde geçiriyorlardı.
Çalışmayı ne istiyor ne de becerebiliyorlardı. Kaba ve cahillerdi. Hizmetlerinde dikkatsiz, halka karşı kibirliydiler.
“Zeki olmak , sivil kıyafetler giymek ,boynunuza devasa bir yaka ya da kafanızda modern bir Şapka takmak demek değildir.Aydınlar halkın beynidir.Halkımız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın ,akşamları kafelerde iskambil kağıtları ve Domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi bu durumda Aydın değil, Aydın çamurusunuz.”