İstanbul mahallelerinde inzibata riayet olunduğu hâlde, gene ev basmak ,insan öldürmek gibi hâller vaki olurdu. Buna mâni olmak için İstanbul halkı birbirlerine kefil verirler, kefilsiz olanları mahallelerde oturtmazlardı. İstanbul'da beş yıldan az oturmuş bulunanlar memleketlerine gönderilirdi.
Oğuz dili konuşan koca Yörük Otman Baba da onlarla birlikte suyun ötesine geçti. Oğuz dilini konuşmayana sitem eder,azarlardı. " Oğuz dili cümle dillerin atasıdır, kendi öz dilini bırakıp başka dil kullanmak neden!" diye esip gürlerdi.