Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin,
Biraz Ayten sürüyorum, güzelleşiyor.
Şarkılar söylüyorum,
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne.
Saatim her zaman Aytene beş var,
Ya da Ayteni beş geçiyor.
Ne yana baksam gördüğüm o,
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor.
Bana sorarsanız mevsimlerden Ayten'deyiz,
Günlerden Aytenertesidir.
Odur gün gün beni yaşatan,
Onun kokusu sarmıştır sokakları,
Onun gözleridir şafakta gördüğüm,
Akşam kızıllığında onun dudakları...
Başka kadını övmeyin yanımda, gücenirim.
Ayteni övecekseniz ne alâ, oturabilirsiniz.
Bir kadeh de sizinle içeriz, Ayten'li.
İki laf ederiz.
Onu siz de seversiniz benim gibi.
Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam.
Alın tek kat elbisemi size vereyim,
Cebimde bir on liram var,
Eskisi kadar özlemiyorum seni,
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
Biraz yorgunum..
Biraz kırgın..
Biraz da kirletti sensizlik beni!
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
Gel diye beklemiyorum artık,
Hatta istemiyorum gelmeni..
Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
Ara sıra geliyorsun aklıma, bana ne diyorum
Benim derdim yeter bana bana ne!
Alıştım mı yokluğuna?
Vaz mı geçiyorum, varlığından?
Tedirginim aslında,
Ya başkasını seversem?
Kaç yıl oldu birbirimizi görmeyeli koca?
Söyle kaç yıl oldu? Tam sekiz yıl değil mi?
Dile kolay, sekiz yıl... Tam sekiz yıldır uğramadım yurduna. Ama şu yüreğimin çanı, göğsümün gürültüsü hep senden yana vurdu, hep seni diye öttü. Bunca yıldır derdini tuttum senin Memed, bunca yıldır...