Üçüncü Sultan Murad devrinden sonra kahvehaneler o kadar çoğaldı ki, men'i de mümkün olamadı. " Vaizler ve müftiler kömür haddine gelmez imiş, içmesi caiz imiş " demeye başladılar.
Divanlarda yenecek taam meselesi de Kanunname'de tasrih edilmişti:
" Ve Dîvân-ı Hümâyûn'umda ta'âmda vezîr-i a'zam ile başdefterdâr vesa'ir vüzerâ ile defterdârlar ve nişâncı yiyeler ve kazasker başka yirler. "
Mesela Fatih Sultan Mehmed her pazartesi ve perşembe günleri Kilâr-ı Âmire emini vasıtasıyla fukaraya 250 akçe dağıtırdı. Bu sadaka da o günün Matbah-ı Âmire masrafı meyanına: " Tasadduk-ı fukarâ an yed-i emîn-i Kilâr-ı Âmire 250" diye kaydolunurdu.