5 yaşındaki Zeze’nin dünyasını en çok da iç dünyasını anlatan bir kitap…
Küçük bir fidan olan şekerportakalı ağacı, öğretmeni, Portuga ile yaptığı sohbetler içimi sıcacık yaparken, babası, kardeşleri, mahalledeki herkesin onu dışlaması, kızması hatta dövmesi ile içim paramparça oldu. Gözlerim dolu dolu, içim sıkışarak okuduğum sayfalardı.
Bir kez daha anladım ki bir çocuğu güzel yapan Sevgiydi…
Kitapta iki farklı Zeze karakteri var. Birisi sevgiyle bakılan etrafına ışık saçan akıllı bir çocuk 5 yaşında okula gitmeden okumayı bilen çok zeki bir Zeze, diğeri ise herkes tarafından kötü,yaramaz olarak adledilen herkesi korkutan, mahalledekilere zarar veren, muzurluklar yapan bir Zeze…
Sevginin olduğu her yer çiçek açıyor, Zeze nin kalbi gibi…
Portuga… Zeze öldürmeyi düşünürken en yakını oluyor sırdaşı, yoldaşı… öldüğünü duyduğunda Zeze nin de hayatta olmak için bir sebebi kalmadığını hissedip kendinden vazgeçmesi…
Bir daha öylesine sevilmeyeceğini bilmek Zeze için zaten ölmek demekti…