İpek duygu timzan

Scheele'nin yaptığı onlarca keşfin arasında bir de boya pigmenti vardı. Sodyum karbonat ile bakır sülfatı karıştıran adam, özellikle tekstil ya da kâğıt boyasında kullanılabilen oldukça güzel görünümlü yeşil bir boya üretti. Üstelik bu boya hem daha ucuzdu hem de diğer boyalar gibi kolayca solmuyordu. Bu iki özellik nedeniyle birçok üründe Scheele yeşili tercih edilmişti. Sabun, duvar kâğıdı, oyuncaklar, pasta süslemeleri ve hatta çocukların emdiği şekere bile bu boyadan katıldı. Ama bu boyanın içinde yer alan bazı kimyasal maddelerin, vücudumuza olan zararı büyüktü ve o dönem insanların bunu bilme şansları yoktu. O nedenle bu ürünlere maruz kalan birçok işçi ya da kullanıcı uzun vadede hayatını kaybetti. Hatta ünlü Fransız komutan ve imparator Napolyon Bonapart'ın bile Scheele yeşili nedeniyle öldüğüne inanan çok fazla insan var."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Zavallı insan. Şimdi beni iyi dinle. Yetersiz beynin beni bir insan olarak algılamak istese de sadece akıp giden bir su olduğumu unutma. Birazdan kirlenmiş geçmişini bu suya bırakacaksın ve içindeki çürümüş insanı unutarak sudan çıkacaksın."
Lethe, ruhu olan bir nehirdi ve ölüler diyarına geçen kişiler bu nehrin suyundan içerlerdi. İçtikleri su o kadar kuvvetliydi ki bu kişilerin kalplerini ve damarlarını parçalardı. Geçmişinde büyük acılar çekmiş bu kişiler böylece tüm geçmişlerinden temizlenene kadar Lethe içinde defalarca ölürlerdi. Sonunda nehirden çıktıklarında geçmişe dair hiçbir şey hatırlamazlardı ve bir daha hiç acı çekmeyeceklerini bildikleri ölüler diyarına ayak basarlardı.
"Sudaki buruşma sadece insan derisinin kılsız kısımlarında belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. O nedenle özellikle avuç içi, parmak ve ayak tabanında gerçekleşir. Beş dakikadan fazla suda bekleyince buruşma başlamaktadır. Buruşmanın gerçekleşmesinde sinir sisteminin rol oynadığı gösterilmiştir. Eğer parmaklara giden sinirler kesilirse buruşmanın meydana gelmesinde sorunlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle sinir sistemine ait sempatik komponentin bu konuda rol oynadığı düşünülmektedir. Mark Changizi adlı nörobiyolog, bu durumun insana dair bir adaptasyon olarak ortaya çıktığını öne sürmektedir. Bu görüşe göre buruşan parmaklar, özellikle ıslak ortamlarda daha iyi bir kavrayışa sahip olmaktadır. 2011 yılında yaptığı bir çalışmada, buruşukluk nedeniyle oluşan kabartıların arasından akan suyun, tıpkı kar lastiklerinde olduğu gibi, parmakların yüzeye daha iyi tutunmasını sağladığını göstermiştir. Tatlı suyun buruşturucu etkisinin tuzlu suya göre daha hızlı gerçekleştiği de gösterilmiştir.
"İnsan denen canlı 100.000 yıl önce keşfettiği ateşi kontrol etmeyi öğrendiği an tüm kaderini değiştirmişti. Bu Tanrısal güç ile hem korunmasını sağlıyordu hem de yemesi zor besinleri daha kolay yenilelbilir hale getiriyordu. İlginç bir şekilde yemekleri pişirerek tüketmek, insan beyninin daha da gelişmesini sağladı. Keşfettiği ateş adeta içindeki merak duygusunu alevlendirdiğinden, insanlar başta kendileri olmak üzere etrafındaki her şeye bir isim verme ihtiyacı hissetti. Zaman içinde önce konuşmayı öğrenen bu memeli canlı sonrasında öykülerin gücünü keşfetti. Kendisi için önemli olan deneyimleri öyküler aracılığıyla sonraki kuşaklara aktardığı an, aslında bilgiyi depolamanın ilk yolunu bulmuştu. 10.000 yıl önce gerçekleştirdiği tarım devrimi ile yerleşik hayata geçen Prometheus'un çocukları, yazıyı icat ettiğinde ise bilgileri ilk kez fiziki bir yere depolamayı öğrenmişti. İlk zamanlarda kil ve papirüslerin üzerini süsleyen çeşitli karakterler, uzun yıllar içinde dijital 1'ler ve O'lara dönüşmeyi başaracaktı."