İğdiş yalan, bencil sevgi, güvensiz gülüş
Bir pazar tezgâhında yanılmış yağmalanmış içtenlik Eğildikçe onuru fire veren güçsüz beden
Sokak sokak eskiyen düşleri gencecik yüreklerin
Kimsenin sevinci kimseye bir şey demiyor
Kimseler duymuyor başkasının hüznünü.
Herkesin kendi rüzgârıyla üşüdüğü bu yerde
Yalnızlığa çarpa çarpa tarazlandı bedenim
Yüreğim kırk kilitli hayal odası...
Ve sonra çek çıkar bir gülüşünle
Bütün mutsuzluk resimlerinin dışına
Bir yerim olsun benim de bir dalım
Sevginin insanı güzelleştiren
○ incelikli güven ülkesinde...
Ben ona, sabah olamasam da
Dingin bir ikindiüstü olayım istemiştim
○ her şeyin usul usul durulduğu saatlerde
Gelsin, yüzünde uçuk bir gülümsemeyle
Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarınıa
Serip üstüne yapraklarımn ağırlıksız yorganını
Dinlendireyim istemiştim gölgemin serinliğinde
Üşütmek istememiştim.