Dx

Dx

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
2026 5. kitabı
Ahmet Kazım Ürün
0/10 · 2 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
zor duyguları düzenlemek için notlar
Duygusal bardağın doluluğunu takip etmek. Her insanın şefkat, sevgi, güvenlik ve dikkatle doldurulması gereken bir bardağı olduğunu hayal edelim. Sevdiğimiz ve istediğimiz şeyleri yapmak, ailemizle ve çocuğumuzla kaliteli zaman geçirmek, açık iletişim bu bardağı doldururken, stres, yalnızlık, cezalandırılma, başarısızlık, tükenmişlik gibi şeyler de boşaltır. Bardağın boşalması insanların çok daha kısa sürede öfkelenmesine sebep olur. Elbette bu hayatta bardak belki hep ağzına kadar dolu olmayacak ama bardağın seviyesini takip etmek ve kritik seviyeye düşmeden onu doldurmayı öğrenmek öfkeyle başa çıkma konusunda önemli bir kaynak olabilir.
Sayfa 69 - Öfke
İleri yönelik kısa ve uzun vadeli hedeflerimiz olması her rüzgarda savrulmadığımızı, bir yönümüzün olduğunu hissettirmesi bakımından önemli olabilir. Kısa vadeli, nispeten daha ulaşılabilir hedefler oluşturmak bu yolda adım atmamızı kolaylaştırır; adım attıkça yolda ilerlediğimizi görebiliriz ve bu bizi kaybolmuşluk hissinden uzaklaştırır. Kontrol algısını bu şekilde artırmak mümkün. Ama yaşam elbette hedef gerçekleştirmekten ibaret bir yol değil. Öyle olsaydı, yani kontrol algısı için sadece hedefe ilerlemek gerekseydi doğallık kalmaz, planlar içinde hapsolmuş hissederdik. Yaşamın içinde hedefe yönelik hareketler kadar hedef odaklı olmayan, kendiliğinden yaşantılara da ihtiyaç ve yer var. Hepsi bir denge meselesi. Bazen dengeyi kaybetmek de o dengenin bir parçası olabilir. Kendiliğinden olana alan tanımak; yani bazen kontrolü bırakmak da sağlıklı kontrolün, öz-düzenlemenin bir parçası.
Sayfa 46 - Kontrol Hissi, Sağlık İçin Koruyucu Unsur
Odağı sürece yaymak
Sadece sonuca değil, sonuca giderken yaptıklarımıza da değer verebilmek. Günün sonunda kendimize sorduğumuz soru bile bunun değiştiriyor. "Ne başardım?" yerine "Bugün ne yaptım, ne öğrendim, neyi denedim" diye sormak, küçük görünen ama etkisi büyük bir değişiklik. İkinci olarak, tek bir sonuca tek bir yoldan ulaşma fikrinden biraz uzaklaşmak gerekiyor. Çoğu zaman bir hedefi zihnimizde tek bir senaryo üzerinde kuruyoruz. Oysa işler her zaman o senaryoya göre ilerlemiyor. Böyle durumlarda süreci tamamen bırakmak yerine, "Buradan nasıl devam ederim?" diye sorabilmek önemli. Bu soru zihnin tekrar açılmasını sağlıyor. Üçüncü nokta, çoğu zaman ihmal ettiğimiz bir şey: Hareket. Beden hareket ettiğinde zihin de değişiyor. Kısa bir yürüyüşten sonra daha farklı düşünebildiğimizi hepimiz biliyoruz. Bunun biyolojik bir temeli var. Hareket, dopaminerjik sistemi ve bilişsel esneklikten sorumlu yürütücü işlevlerle ilişkili beyin devrelerini etkiliyor. Böylelikle zihnin tek bir hedefe kilitlenmiş halinin gevşetmeye yardımcı oluyor. Bazen gerçekten yapılacak en doğru şey, daha fazla düşünmek değil, biraz hareket etmek. Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk / Dopamin ve zihinsel esneklik / Oksijen 17-23 Nisan 2026 s.12
Sağlık