Eğitim aslında hayvanlara uyguladığımız bir süreçtir. Ancak biz, eğitim ve terbiye kelimelerini yanlış şekilde kullanıyoruz. Aslanı eğitiriz ama terbiye ederiz demeyi tercih ediyoruz. Eğitim, belirli bir davranış kalıbını birine öğretmekle ilgilidir; böylece kişiyi bir şey yapabilir hale getirirsiniz. Terbiye ise bir kişiyi olgunlaştırmak, tıpkı bir çorbayı kıvama getirmek gibidir. Amaç, insanın hangi koşulda olursa olsun belli bir kıvamda davranabilmesini sağlamaktır.
Eğer gençlerimize bu kavramları doğru bir şekilde verebilseydik, gittikleri her ortamda ahlaki kodları, değerleri ve becerileriyle en iyisini yaparlardı. Ancak günümüzde eğitim, hayatla ilgisi olmayan ezberler, eski kurallar ve modası geçmiş öğretilerle dolu bir sistem haline geldiğinde, sonuç işlevsiz bireyler oluyor. Peki bu işlevsizlik nasıl giderilebilir? "Patronum ne derse yapayım," "Sevgilim ne isterse onu yapayım," "Ailem ne söylerse ona göre hareket edeyim"... Sürekli başkalarının yönlendirmesiyle hareket eden bireyler ortaya çıkıyor. Bu yüzden, bugün toplumun ilerlemesine yön verecek bireylere, yani lokomotif olabilecek zihinlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Bu kadar büyük bir insan potansiyelini yanlış kullanmak gerçekten büyük bir kayıptır.