Bu olayda "kapı" görevini gören benim. Damarlarımda Boone kanı olan son insan da benim. İnsanlığın iyiliği için ölmem gerekiyor... Böylece bu zinciri bir daha birleşmek üzere kırmış olurum.
Şimdi denize gidiyorum, Bones. Yolculuğumda hikâyem gibi sona eriyor. Tanrı seni korusun, huzurluk ve rahat versin.
CHARLES
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
26 Ekim 1789
Bugün Vaizin Köşesi köyünden kıyamet koptu sanki. Nalbant Frawley beni kolumdan yakalayıp, " Abinle o İsa düşmanı Deli ne iş karıştırıyor?" diye bağırdı. Goondy Randall gökyüzünde büyük bir felaketin yaklaştığını belirten işaretler gördüğünü iddia etti. İki başlı bir buzağı da doğmuş.
Bana gelince... Ben neler olacağını bilmiyorum. Belki de abim gerçekten çıldırdı. Saçların neredeyse bir gecede kırlaştı. Gözleri iri, kanlı birer daireye benziyor. Artık bakışlarında aklın o güzel pırıltısı yok. Sırıtıyor ve bir şeyler fısıldıyor, anlayamadığım bir nedenle JERUSALEM'S LOT'a gitmediği zaman bodruma iniyor.
Evin etrafını çobanaldatan kuşları sardı. Otların arasında zıplıyorlar. Sislerin arasında öterken sesleri denizin uğultusuna karışıyor. İsa'nın uykusunu kaçıran doğaüstü bir çığlığa benziyor bu ses.
(Calvin McCann'in not defterinden.)
23 Ekim 1850
Bay Boone bugün daha güçlü. Onunla kısaca bodrumda beliren şeylerden söz ettik, ikimiz de hayal görmediğimize karar verdik. Sanrı falan değildi gördüklerimiz, gerçekti. Bay Boone da benim gibi onların gittiklerinde şüpheleniyor mu acaba? Belki. Artık o gürültüler duyulmuyor. Ama köşkte meşum bir hava var. Etrafa sanki kapkara bir sis çöktü. Galiba fırtınanın kalbinde, insanı aldatan o boşluktayız.
Üst kattaki odalardan birinde bir deste kağıt buldum. Eski kapaklı bir yazı masanın alt çekmecesinde idi. Bu kağıtlar arasındaki bazı mektuplara ve makbuzlara bakınca onların Robert Boone'un olduğunu düşündüm. Aralarındaki en ilginç belge, centilmenlere özel kastor şapkalarla ilgili bir ilanına arkasına karalanmış olan birkaç satırdı. En üstte söyle yazılı:
Uysallar kutsaldır.
Ama bu no saçma sapan bir şey izliyor:
Uks dlhaekptdas dar
Eymaolar subshleıd
Yanılmıyorsam bu kütüphanedeki şifre ile yazılmış olan defterin anahtarı. Şifre, Bağımsızlık Savaşı sırasında kullanılan, çaprazlama denen koda benziyor. Baştan başlayıp çaprazlama ilerleyerek aradaki harfleri çıkarıldığı zaman ortaya şu çıkıyor:
Uslaktadr
Yalruslı
Soldan sağa değil de çaprazlama yukarıdan aşağıya okuyunca en üstte, İsa'nın Matta incil'inde geçen sözlerden olan cümleler çıkıyor.
Bu cümleyi Bay Boone'a göstermeden önce defterden ne gibi şeyler yazdığını anlamalıyım...
Bayan Cloris birdenbire bana dönerek heyecanla, " Bay Boone, Chapelwaite'ten hemen ayrılmalı sınız!" diye bağırdı.
Çok şaşırmıştım.
"Siz oraya yerleşeli beri havaya bir kötülük kokusu yayılmaya başladı. Şu son hafta... Yani siz o lanetli yere adımınızı attığınız dan bu yana bazı uğursuz işaretler gördük. Ayın yüzü örtüldü. Mezarlığa sürüyle çobanaldatan kuşu yuva yaptı. Acayip doğumlarla karşılaştık. Hemen gitmelisiniz."
Konuşmayı başarı bildiğim zaman elimden geldiğince anlayışlı bir tavır takılmaya çalıştım. "Bayan Cloris, batıl inanç bunlar. Bunu herhalde siz de biliyorsunuz!"
Bu köyde hiçbir şey yaşamıyor, hiçbir şey kımıldamıyordu. Bizim dışımızda. Ne bir böcek gördük ne bir kuş. Bir tek pencerenin köşesinde bile örümcek ağı yoktu. Sadece toz vardı.