"Hayaletler var olabilir. Ama duvarların içindekiler hayalet değil. Lanetlenmiş gibi ahlayıp inleyenler, karanlıkta oraya buraya çarpanlar hayalet değil. O..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben burada çalıştım, Bay Boone. We ben ne körün ne de sağır. Duvarların içinden gelen o korkunç sesleri duydum. Korkunç gürültüleri. Vurmalar, şangırtı lar. Ve bir keresinde yarı gülmeye benzeyen acayip bir inilti. Damarlarımda kanım dondu sanki. Burası karanlık bir yer, efendim." Bayan Cloris birdenbire sustu. Belki de fazla ileri gittiğinden korkmuştu.
Bana gelince, ne yapacağımı şaşırdım. Kızmalı mıydım, yoksa gülmeli mi? Meraklandırma belli etmeli miydim, yoksa umursamaz bir tavırmı takınmalıydım? Ama korkarım, sonunda anlatılanlar bana gülünç geldi."Peki, siz neden şüpheleniyor sunuz bayan Cloris? Zincirlere şangırdatan hayaletlerden mi?"
Ewin kendiside beni şaşırtıyor. Burada tam 23 oda war, Bones! Portre galerisi we üst katlarda ki lambriler küflenmiş ama sağlam. Ölmüş kuzenimin üst kattaki yatak odasına girdiğim zaman farelerin kaplamaların ardına koştuklarını duyabiliyorum. Çıkardıkları seslere bakılırsa büyüklerde, sanki duyduklarım farelerin değil de yürüyen insanların sesi. O farelerden biriyle karanlıkta karşılaşmak hiç hoşuma gitmez. Ama etrafta ne fare deliğe gördüm ne de pislik. Acayip bir durum.