“İnsan yalansız yaşayamaz. Ölümün bile arkasına yalanlar dayar ki ona tahammül edebilsin. Gelgelelim ben başımın altına rahat bir yastık gibi koyabileceğim tek bir yalan bulamıyorum... Neden mi? Kendimi inandıramıyorum işte.”
Lakin hayat, zaaflarımızı görmezden gelip yaralarımızı unutmakla, vedaları dengeleyen buluşmalarla, tehlikeleri yok sayıp ölümü inkarla kaim, değil mi ya? “Kâinata sırtımızı dönerek varoluyoruz” diye düşündü üstat “bilgelik dahi aldanışlarla mümkün; çaresizliğimizin idaresini elden bırakırsak yaşayamayız."