Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Belki de hayatı kazanmak için, kaleyi, atı, veziri feda etmek yetmiyordu, Şahı da, kendimizi de feda etmek gerekiyordu. Kim bilir?
Ah, yaşlılık! Seni sadece bir sözcük sandım.
Her şey bunalmıştı; insanlar, hayvanlar, doğa. Bir yağmur yağsa, bu sıkılganlığı, boğuculuğu, karamsarlığı dağıtacaktı. Sanki bir yağmur yağsa, şehir ferahlayacak, her şey düzene girecek, bütün pislikler silinecekti. Seller gelecek, birikmiş külleri, şenlik ateşlerinden, yaşanmışlıklardan artakalan külleri, artıkları denize dökecekti. Yağmur yağsa bir uçtan bir uca yırtılmış hayatı bir araya getirecekti.
Unutma: O kadar derine gömülmüş ki ne kadar uzanırsan uzan, hayat boyunca acının en ucuna değemeyecek, sonunu bulamayacaksın. Hayat böyle işte: Hiç beklemediğin bir anda elin yaranın kabuğuna değer, kanar, kanarsın.
Ne kadar hızlanırsan hızlan, hiçbir şeye yetişemeyeceksin, her şey ya senden önce ya da senden sonra olacak. Acını azaltmayacak bu hız, yüzüne vuran rüzgâr; hep yanacaksın. Gitmiş olmakla varmış olmayacaksın, hep bir şeyler eksik kalacak. Vicdan azabını dindirmeyecek bu hız, yetişmiş olmakla yaran iyileşmeyecek, anla artık.