Sanatçının sorumluluğu, mutlak hakikati aramaktan başka bir şey değildir. Öyle ki ahlaki ve zor olan bu görev insanı cehennemden kurtarma çabasından da daha üstündür. Zira sanatçının çabası, böyle bir kurtuluşu da beraberinde getirebilme potansiyelini taşır. Tarkovski'nin Andrey Rublev üzerine yazdığı kısa notlardaki özel mesajı da unutmamak gerekir:
İmkansız olmasından çok, uçma arzusu, tekniğini bilmeden önce çanı yapma hevesi, daha önce hiç kullanılmamış bir yöntem ile Ressamlık. . . Bunların hepsi öncelikle insana muhtaçtır. Yaratışın bedelini ödeme, kendini işinin derinliklerine kaptırmak... Yaratış bütünüyle sahici bir fedakarlıktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bütün yapıtlarım sürekli bir noktaya vurgu yapmaktadır; buna bağlı olarak da filmlerimdeki karakterlerin ortak bir yönü vardır. Onlar her zaman bir arayış hali üzeredirler. Ya hayatın doğasını keşfetmenin peşinde ya da kendilerine ve anlaşma yaptıkları diğer canlılara vefalı kalmanın... İz sürerler. Benim sinemamın insan karakterleri düşünüp sorguluyorlar."
Tarkovski, tıpkı Heidegger'in Varlık ve Zaman'ın ilk bölümünde dediği gibi gevezeliği pespaye bir olgu olarak görürdü. Çok konuşmak anlamı unutmak demektir. Karakterlerin suskunluk ve sessizlikleri sayesinde onların dünyasına yol bulabiliyoruz. Tarkovski filmlerinin en sevilen yüzleri ya az konuşan ya da hiç konuşmayan yüzlerdir.
Nostalghia'da Gorçakov'u canlandıran Yankovski ise şunları anlatır: "Tarkovski beni bir buçuk aylığına Roma'ya gönderdi, daha doğrusu sürgün etti. Ardından gurbette sıkıntıdan patlamak üzereyken yanıma geldi ve durumun gayet iyi görünüyor, çekimlere başlayabiliriz artık, ne de olsa yalnızlığın ve gurbetin ne anlama geldiğini öğrendin dedi."