Tarkovski Ayna için, "Ayna her şeyin mahiyeti karşısında duran bir film olsun istedim." der. Başka bir yerde ise daha açık ifadelerle şunları söyler:
Ayna'da iki farklı kuşağa ait iki insanın hayatı, gerçeklik ve anıların çatışmasıyla kesişir. Bu iki kuşaktan birini, filmde şiirlerini duyduğumuz babam temsil eder. Diğerini de ben. Filmdeki ev, gerçek evimizin restore edilmiş halidir. Aynca bu bir belgesel filmdir de diyebiliriz. Gerek savaş görüntülerinden kesitler olsun, gerek babamın anneme yazdığı aşk şiirleri olsun, hepsi benim gözümde hayat hikayemi açıklayıcı birer belge niteliğindedir. Ben geçmişi, evi ekrana getirerek inceledim.
Ayrı bir yerde de, "Bu film aslında annemin hayat öyküsüdür, bir de onun hayat çizgisinde ilerleyen çocukluğumun hikayesi... En yalın, en saf olayları anlatır, bir itiraf hükmündedir." diye kendi penceresinden filmin yapısını değerlendirir.