Geçmiş sabit ve değiştirilemez bir şey değildir. Her gelen kuşak geçmişin gerçeklerini yeniden keşfeder, değerlerini yeniden saptar, anlamlan da mevcut zevkler ve uğraşlar bağlamında yeniden tanımlar. Aynı belgelerden, anıtlardan ve sanat eserlerinden her çağ kendi ortaçağını, kendi Özel Çin'ini , özgün Yunan'ını keşfeder.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Deniz kıyısında oturmuş, beni sadece sıkan bir şeyi şiddetle tartışan bir arkadaşımı yarım kulakla dinliyordum. Bilinçsizce avucuma aldığım ince kum tabakasına bakıyordum, birden her küçük tanenin olağanüstü güzelliğini gördüm, her parçacığın mükemmel bir geometrik tarzla yapılmış olduğunu gördüm, keskin açılarla, her açıdan parlak bir ışık hüzmesi yansıyordu, her küçük kristal bir gökkuşağı gibi parlıyordu... Işık hüzmeleri birbirlerini çapraz geçiyor, sonra tekrar kesişiyordu, öyle müthiş bir güzelliğin enfes oluşumlarıydı ki bunlar, beni soluksuz bıraktı. . . Sonra birden, bilincim içeriden aydınlatıldı ve canlı bir biçimde bütün evrenin, ne kadar donuk ve cansız görünürlerse görünsünler bu yoğun ve hayati güzellikle dolu olan parçacıklardan oluştuğunu gördüm. Bir veya iki saniye boyunca bütün dünya bir görkem parlaklığında göründü. Söndüğünde beni hiç unutmadığım bir şeyle birlikte bırakmıştı ve hala düzenli olarak bana çevremizdeki anlık parçalara gizlenmiş bulunan güzelliği anımsatıyor."
Renk, gerçekliğin bir tür denektaşı haline dönüşür. Var olan renklidir, sembol yaratıcı aklımız ve hayalimizin bir araya getirdiği ise renksizdir. Yani dış dünya renkli algılanır. Var olmayan, fakat kişisel bilinçaltınca oluşturulan rüyalar genellikle siyah beyazdır. (Şu kayda değer ki, birçok insanın deneyiminde en renkli rüyalar, içinde bir drama, çatışmanın sembolik kaynağı olmayan, sadece var ve insani olmayan bir gerçeğin bilince sunulduğu manzara rüyalarıdır.)
Çoğu rüya rüyacının özel istekleri ve içgüdüsel gereksinimleri ve bu istek ve gereksinimleri onaylamayan bir bilinç veya çevre korkusu nedeniyle engellendiğinde ortaya çıkan çatışmalarıyla ilgilidir. Bu yönelme ve çatışmaların hikayesi dramatik sembollerle anlatılır ve çoğu rüyada semboller renksizdir.