Sanki olmasını istediğim şeyler çok yavaş oluyor ve olurken de onları düşündüğüm ve beklediğim gibi olmuyorlar; hepsi sanki beni öfkelendirmek için ağır ağır geliyorlar.
Çok uzaklarda, Türkiye'de, insanların birbiriyle kavgasını konuşmak ne kadar zevkli bir şey! İnsan pencereye yaslanır ve şarabını içerken nehirde gemilerin akıp gidişini seyreder. Akşam olunca da neşeyle eve döner ve barışı, barış zamanını kutsar.
İçini böyle çırılçıplak açan birinin, artık bunları gören insanı sevemeyeceğini sanıyordu. "Beni bırakırsa, bunları anlattığı için bırakacak," diye düşündü.