Çalmakla öldürmenin aynı cezayı aldığını gören ne yapar? Soymakla yetinebileceği adamı öldürür, kendi kellesini korumak için öldürür. Kendini ele verecek olanı ortadan kaldırmış, suçunun bilinmesini daha kolayca önlemiş olur. Neye yaradı yasanın sertliği?
Hırsızı darağacıyla korkutarak katil yapmış olduk.
Halkın yoksulluğa düşmesinin baş nedeni aristokratların çokluğudur. Bu yararsız, bal vermez arılar başkalarının alın teriyle geçinmekte, topraklarında çalışanlardan daha fazla yararlanabilmek için onları derisine kadar yüzmekte, bunun dışında başka gelir kaynağı bilmemektedirler.
Hintkirazı benim .Önce ben dokundum ona. Antonio, aynı şeyi demirhindiye yaptı.Bana bir şey kalmıyordu.Gözlerim neredeyse yaşlı, Gloria’ya baktım.Arka tarafa koş , başka ağaçlar da olmalı,sersem ! Koştum, ama yüksek otlardan ,yaşlı ve diken dolu birkaç portakal ağacından başka bir şey bulamadım.Irmağın kıyısında da küçük bir şeker portakalı fidanı vardı. Üzgündüm. Ötekiler evi gezmekle meşguldüler ve hangi odanın kime ayrılacağına karar veriyorlardı.Gloria’nın eteğine yapışıp çektim. Hiçbir şey yok. Gerektiği gibi aramayı bilmiyorsun. Dur, ben sana bir ağaç bulacağım. Şunu sevmiyor musun ? Bak, ne güzel bir portakal ağacı. Bu çirkin şeylerin yerine ben şeker portakalı fidanını yeğlerim. Nerde? Gösterdim . Ah! Ne güzel bir portakal fidanı diye bağırdı. Bak bir tane bile dikeni yok. Hem de öyle kişilik sahibi ki, uzaktan bile şeker portakalı olduğu anlaşılıyor.Senin boyunda olsam başka şey istemezdim .Düşün Zeze ! Daha çok genç . Seninle birlikte büyüyecek. Günün blrinde büyük bir portakal ağacı olacak. İkiniz , iki kardeş gibi birbirinizi anlayacaksınız .
Kentin bu noktası sanki bir taş çölüdür;kendisine özgü bir ağırbaşlılığa bürünmüş öyle ıssız bir yalnızlık köşesidir ki , burada ancak,tam anlamıyla hiçliğe yuvarlanmış ya da şaşılacak bir ruh gücü taşıyan insanlar yaşayabilir