Eda Gündoğdu

Eda Gündoğdu
Homo homini monstrum
Atay'ı etkileyenler ve Atay'dan etkilenenler
Dünya edebiyatında Kafka'dan etkilenmemiş modernist yazar yok gibidir. Ama Kafka etkisi ne Albert Camus'yü ne Thomas Bernhard'ı ne de Oğuz Atay'ı özgün birer yazar olmaktan alıkoymuştur. Türk edebiyatındaki Oğuz Atay etkisi, son yılların, biri roman diğeri tiyatro alanındaki en güçlü iki ismi Orhan Pamuk ve Memet Baydur'la başlar. Berna Moran'ın söylediği gibi, Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ı ile Tutunamayanlar arasında, kurgu/yapı düzleminde ortak noktalar olduğu doğrudur.
Sayfa 579·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yetmişli yıllarda, edebiyat dünyasında yalnızlığı dorukta yaşayan Oğuz Atay, şimdi solun da sağın da sahip çıkmaya çalıştığı, paylaşamadığı bir yazardır artık. Daha önceleri onu biçimci/bireyci/öznel bulan, onun toplumsal sorunlara arkasını döndüğünü düşünen sol kesimde, Atay'ı kendi kalıpları içine oturtmaya ve ondan toplumcu bir yazar üretmeye çalışanların sayısı hiç de az değildir.
Sayfa 574·Kitabı okudu
Oğuz Atay'ın, biçimsel yeniliklerle dolu, üstelik toplumsal değil de bireysel sorunları ön plana çıkaran metinlerinin, 70'li yılların siyasetle soluk alıp verilen ortamında okuruyla buluşması pek mümkün değildir. Siyasal gerilimin dorukta yaşandığı O günlerden birinde Cumhuriyet gazetesinin kültür sayfasının başlığı dönemin sanatsal yaklaşımını kesin sözcüklerle açıklıyordu: "Bugünkü aşamada sanat siyaset içindir."
Sayfa 569·Kitabı okudu
Atay'ın 1976 yılının son aylarında tümüyle karamsarlaşan, giderek çalışamadığından, bir konu üzerinde yoğunlaşamadığından yakınan günlük notlarının, yalnızca ruhsal değil, aynı zamanda beyinde oluşmaya başlayan bir tümörün yol açtığı fiziksel değişimlerin etkilerini taşıyor olması da büyük bir olasılıktır.
Sayfa 540·Kitabı okudu
Günlük'ten
"Kafka'nın yer altında yaşayan hayvanı gibi, kendisine doğru kazılan bir tünelin içindeki bilinmeyen düşmanı korkuyla bekler. Bizim ilk günah'ımız belki de budur: Kapalı sistem yaratık-larının dış dünyaya karşı beslediği korkudur. Yaşama korkusudur."
Sayfa 495·Kitabı okudu