"Belki sana mektuplar yazardım. Belki bu mektuplar yorgun bir gönlün son şaheseri olurdu. Ben yazmaktan ölmeyeceğim gibi, sen de okumaktan ölmeyecektin. Yazık ettin."
"Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?"
"Delilik mi dedin? Kim bilir...
Belki de yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki?"