Eda Gündoğdu

Eda Gündoğdu
Homo homini monstrum
Selim Işık kimlerden esinlenildi?
*Selim Işık'ın Tutunamayanlardaki intiharı, salt bir kurgusal seçim olmayıp, iki sınıf arkadaşının çok genç yaşlarında yaşamdan çekilişlerinin kendisi üzerinde bıraktığı sarsıcı etkinin de izlerini taşır. Bunlardan ilki: TED Yenişehir Lisesi'nin orta kısmından arkadaşı Ercan Atatür, şofbenin yol açtığı karbonmonoksit zehirlenmesinden ölür. Atay'ı çok etkileyen bu ölümün özgür bir seçim olduğu yolundaki söylentiler, onun kulağına da gelmiştir. İkincisi ise İTÜ'den sınıf arkadaşı Ural Özyol'un intiharıdır."
Sayfa 166·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İdealizim, realizm, yaratıcılık
"Oğuz Atay'ın yaşam yolu, birbiriyle tümüyle çelişen üç ana duraktan, üç farklı yaşam evresinden oluşur: Kaba çizgilerle, gençlik, evlilik ve yazarlık diye adlandırabileceğimiz bu üç ana evrenin her biri, özde insanoğlunun kimliğini oluşturan ana bileşenlerden birinin yaşama dönüşmesiyle gerçekleşir: Bu evrensel bileşenleri, idealizm, realizm ve yaratıcılık tanımları altında açımlayabiliriz."
Sayfa 162·Kitabı okudu
"Oğuz Atay'ın kurmaca dünyasındaki kişilerin -Mustafa İnan dışında- tümü, burjuva dünyasıyla savaş içinde yaşarlar."
Sayfa 128·Kitabı okudu
Buzul Çağının Virüsünde, Vüs'at Bener
"Nedir bu 'kültür çorbası? Duyuyor musun Oğuz Atay! Çınar elli, kızdı mı kezzap gibi bakan, oysa iri çağla gözlü, kapılardan sığmaz, güzel adamım! O zamanlar, pek ayırdında değildin sanırım 'tutunamadığının."
Sayfa 100·Kitabı okudu
Kenan Somer, "İkimiz de radikal solcuyduk," diye anlatır; "Ben daha toplumcu bir bakışla yaklaşıyordum. Oğuz ise sol ideolojiye birey açısından bakıyordu. Hangimiz daha yobazdık bilmiyorum. Hepimiz Sovyetler'i destekliyorduk. Ama o beni kendine oranla, Sovyet destekçiliği konu sunda daha yumuşak buluyordu. Zaten o dönem solcu olmak demek Sovyetler'le aynı paralelde olmak demekti. Oğuz İstanbul'a döndük-ten sonra daha sertleşti, daha uzlaşmaz bir tutum içine girdi. Birkaç mektuptan sonra yazışmayı kestik."
Sayfa 95·Kitabı okudu