"Cervantes'in zararsız deli, toplum dışı pikarosu Don Kişot da çıkar gözetmez, dürüst ve yürekli kimliğiyle bir tutunamayan aydın arketipidir; 16. yüzyılın, emperyalizme açılmaya başlayan ve hızlı bir toplumsal değişme süreci içine giren İspanya'sında öz değerlerini koruma savaşı veren, topluma yabancılaşmış birey insanıdır Don Kişot. Atay, romanında Turgut'u da Selim'i fe Don Kişot simgesiyle çevrelemekten hoşlanır. Don Kişot aynı zamanda Tutunamayanlar'daki serüvenci ruhun da bir simgesidir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın iç dünyasındakü çelişkiyi, İvan Karamazov'u kendi içinde bölünmeye uğratarak ondan düşsel bir varlık daha çıkartan; sonra İvan'a, bu düşsel iç diyalog partneri için "[s]en bensin, değişik suratla kendimsin, [k]afamdan geçenleri söylüyorsun, "dedirten, ona "uşak parçası" diye hitap ettiren Dostoyevski'nin; Tutunamayanlarda Turgut'un iç sesi/soyut uşağı Olric'in oluşmasında Oğuz Atay'ın esin kaynaklarından biri olduğu düşünülebilir.
"Dostoyevski ve onun iç dünyalarındaki çelişkiler ortamında diplerde bunalımlar yaşayan, kendilerini acımasızca sorgulayan kahramanları; genç Oğuz Atay'ın ruhsal çalkantıları, ergen Oğuz Atay'ın varoluşsal iç hesaplaşmaları ve yazar Oğuz Atay'ın kurmaca dünyadaki arayışları sırasında en güçlü tutamak olurlar."
"Oğuz Atay hiçbir zaman Oblomov türü bir tutunamamayı savunmadı," diyordur Barlas Ozarıkça; "yeterli çabayı göstermedikleri için kaybeden insanların değil, kazanmayı hak ettikleri halde çarpık düzenin kurbanı olmuş insanların tutunamamasıydı onun anlatmak istediği."