Bir şilte, bir yastık, bir yorgan öyle gözünde tütüyor ki! Şöyle yorgana sıkı sıkı sarılarak, ağır ağır ısınan, bal gibi yumuşak ve yayvan yatağa vücudu geniş geniş uzatıp gömmek, başı bir sıcak su dumanı gibi ılık, bayıltıcı bir rehavetle saran uykuya kendini vermek, ertesi gün akşama kadar senelerin harp yorgunluğunu bir kaç saatte dinlendirmek isteyerek, derin derin, tatlı tatlı, mışıl mışıl uyumak!
Memleketi en aşağı elli sene geriye götürür;
Birkaç nesli borç ve ümitsizliğe sokar, kendisine akıldan bahsedene budala, insaftan bahsedene vatan haini ve sabotajcı der..
Diyelim ki mahallemizde yangın çıktı. Bir çok ev yandı, bir çok ev yangından zarar gördü. Yalnız bir ev var ki mahallenin ortasında olmasına rağmen ne yandı, ne de zarar gördü. Bu benim evimse içimde hangi hisler doğacak?