Hayatımız boyunca yaşadıklarımız, çoğu zaman ikilemlerden, varsayımlardan ve çelişkilerden ibaret. Aynı döngülerin içinde debelenirken, bazen düşe kalka, bazen de tökezleyerek sıyrılmaya çalışırız. Varmak istediğimiz o ana ulaşmak için, kimi zaman ne istediğimizi bilerek, kimi zaman bilmeden, aceleci tavırlarla yetişmeye çalıştığımız her şeye bir şekilde ulaşırız belki…
Ama en önemlisi, kendimizi tanımaktan ve belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey olan kendimizi sevmekten uzaklaşırız.
Oysa insanın acelesi, isteği, arzusu ve beklentisi; en çok da kendisine olan arayıştan geçer. Kendini bulan kişi güçlüdür; olgunluğa erişmiş kişidir.
Ama daha kendini bile tanıyamayan, ne istediğini bilmeden yaşayan biri, hayatta kaybolmuş demektir. Tehlikelidir; çünkü her türlü deneyimi bilinçsizce yaşamaya hazırdır.
Kişi kendini bulana dek bu serüven durmaksızın devam eder.
Ebru Demiroğlu