Onların durumu, bir ateş yakan kimsenin durumu gibidir. Ateş etrafını aydınlatınca Allah onların nurunu giderir ve onları karanlıklar içinde, göremez bir halde bırakır.
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden (doğru yola) dönemezler.
Ya da (onların hali), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan bir yağmura tutulmuş kimseler gibidir. Ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah kâfirleri çepeçevre kuşatandır.
Şimşek neredeyse gözlerini kör edecek. Ne zaman etraflarını aydınlatsa yürürler; üzerlerine karanlık çökünce dururlar. Allah dileseydi, işitmelerini ve görmelerini tamamen giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.(Bakara 18,19,20)