19. yüzyıl Rusya'sında yazılan ve Turgenyev'e ait olan bu roman nihilizmin temel taşı varsayılır. Babalar ''liberaller''i, oğullar ise ''nihilistler''i temsil eder. Ana karakter olan Bazarov, alaycı ve sert bir üsluba sahip. Bu karakter için Dostoyevski gibi aydın bir edebiyatçının ''uydurma bir kişi'' demesi bu karakterin farklılığını ortaya koyuyor. Arkadaşı olan Arkadiy ile birlikte üniversitelerini bitirip Arkadiy'in evine dönerler.
Burada Arkadiy'in amcası olan Pavel Petroviç, liberal olması ile birlikte bazarov ile çok fazla tartışmalar yaşar. Birlikte bir baloya katılan Arkadiy ve Bazarov orada dul bir kadın olan Odintsova'ya aşık olur. Ve Odintsova onları evine davet eder.
Burada pek çok deney yapan bazarov, aşkını itiraf eder. Ama odintsova olumsuz yanıt verir. Arkadiy ise Odintsova'nın kardeşi olan Katya'ya aşık olur. Katya ile iyi vakit geçirirler. Odintsova'nın olumsuz yanıtından sonra çok üzülen Bazarov, Arkadiy ile birlikte kendi evine döner. Arina Vlasyevna bazarovu görünce çok mutlu olur. Ama Bazarov çok uzun süre kalamaz çünkü orada deneylerini verimli yapamaz. Bu nedenle Arkadiy'in evine dönerler. Orada Pavel Petroviç ile tartışsa bile kalmaya devam eder ve en sonunda bir düelloya tutuşurlar. Neyse ki sadece Pavel Petroviç ayağına küçük bir alır. Ve düello biter. Arkadiy ile sanki bir daha hiç görüşemeyecekmiş gibi bir konuşma yaparak oradan ayrılır ve gerçekten de bir daha hiç görüşemezler.
Bu olaydan sonra Bazarov Odintsova'nın evine gider. Orada Odintsova'ya mahcubiyetini dile getirir ve duygulu bir konuşmadan sonra orayı terk eder.
Bazarov, artık evinde, kendi gibi doktor olan babasına yardım eder. Ve bir gün tifo hastalığına yakalanıp hayatını kaybeden bir hastanın ölüsünü incelerken tifo hastalığına yakalanır. Ve hayatını kaybetmeye yakın
Kitapta ilk önce psikolojiyi anlatıp sonra örnekler veriliyor, yazarın kendi hayatı üzerinden örnek verdiği bir bölüm var; o kısım mükemmeldi. Dili akıcı ve çocukları, çocukların hislerini anlamak için çok önemli ve güzel bir kitap. Tavsiye ederim.
Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlunun genelde ''ala'' isimli hastasının anlatıldığı ve arada farklı hastaların geçtiği güzel bir roman .Sürükleyici ve dili akıcı bir kitap. Tavsiye ederim.