(...) Ahlâk ve değerler düzleminde de aynı zorunluluk (Mutlak Fikrin Gerekliliği) geçerlidir.Dün doğru ve iyi görünen şey, bugün yanlış ve kötü sayılabilir. İnsanlık tarihi, değerlerin zamana göre değiştiğini gösteriyor:Dün doğru sayılan, bugün yanlış olabilir. Dün güzel olan, bugün çirkin görülebilir. Dün iyi olan, bugün fenalık sayılabilir. Bu tespit, yüzeyden bakıldığında “değerlerin göreli olduğu” sonucuna götürür.Eğer zamanla her şey tersine dönebiliyorsa, o hâlde: Gerçekten doğru, gerçekten iyi, gerçekten güzel hiçbir şey yoktur.Değerler sürekli değişiyorsa, mutlak bir hakikatten söz edilemez. Bu durumda ortaya çıkan tablo: Hiçbir şey gerçek değildir, her şey mümkündür.Bu, postmodern rölativizmin tipik sonucudur:“Hakikat yok, sadece yorumlar vardır.”Eğer değerler tamamen zamana göre değişiyorsa, o zaman hakikî anlamda “doğru, iyi, güzel” diye bir şey yoktur. Bu, nihilizmin yoludur.
-REHA KANSU, "
Bu üstün varlığın zıddı olarak madde, onun gerçek doğasını oluşturan özelliklerden yoksun bıraklmış olan bu madde, zorunlu olarak üstün hiçliği temsil eder.