Dünyayı bir cezaya çevirdiniz. Ne serçeler uyandırıyor sizi ne puhu kuşları örtüyor üstünüzü. Sözleriniz insansız, ağaçsız,rüzgarsız. Gölgeyi sevmiyorsunuz. Keder canınızı sıkıyor. Acıyı anlamak öfkelendiriyor sizi. Hayranlıkla nefretin çarmıhında bir taht kurdunuz kendinize. Keder nereden bulacak sizi! Kendinizden yüce bir kaledesiniz. Siz, yanlızlığınızı da, kalabalığınızı da yitirdiniz, hüzün ne ki. Birisinin gözlerinin içine azıcık bakacak bir masalınız olsa, belki kanatlı bir kederle tanrıya ulaşacaksınız.
İncinme değil bu,insana olan inancını yitirme !
Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun sokağa. Öyle acıklı bir uzaklık ki , şikayetin sularını çoktan geçtin. Hiçbir şeye öfke duymuyorsun. İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım. İhtiraslarının külü insan. İnanmıyorsun artık. Anlamamak değil, inanmıyorsun! Can sıkıntısı değil, inanmıyorsun! Yaşamak korkusu değil, inanmıyorsun!