Bir şehri ilk defa görüyorsanız, bir dakika bile dinlenmeyeceksiniz. Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz. Çok yoğun bir program yapacaksınız. Şehir hakkında her fırsatta okuyacaksınız. Harita bakacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz, not tutacaksınız. Müzeleri gezeceksiniz ama mutlaka çarşıya pazara da karışacaksınız. Gece de gezeceksiniz. Gece bir şehrin güzelliğidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Biz, toplama kampında yaşamış olanlar, barakalar arasında gezerek diğerlerini teselli etmeye çalışan ve elindeki son ekmeği paylaşanları hatırlayabiliriz. Sayı olarak az olabilirler ama her şeyi elinden alınmış bir insandan alınamayacak bir şey olduğunun yeterli kanıtını oluştururlar. İnsan özgürlüğünün son kalıntısı olan, koşullar ne olursa olsun kendi yolunu seçme tutumunu. Her zaman bir seçim yaparız.
Temel olarak herhangi bir insan bu koşullar altında bile zihinsel ve ruhsal olarak neye dönüşeceğine, ne olacağına karar verebilir. İnsan onuru toplama kampında bile korunabilir.”
“Uyuşturucu ve alkolün en kötü ve en güçlü zararlı maddeler, bir insanın hayatını mahvetme ihtimali en yüksek olan unsurlar oldukları söylenir. Yanılıyorlar. O unsur aşktır.”