Küçük kadınlar, yaşlarından oldukça olgun ve üretken dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Birbirleri ile olan iletişimleri, paylaşımları, destekleri, sevgileri ve en önemlisi saygıları beni hayran bıraktı. Bu hayranlığımın baş karakteri tabi ki anneleriydi. Çocukları arasında böyle bir bağı inşa edebilmiş bir anne kutsaldır, çok özeldir. İki kız çocuğum var ve kitabı okurken kendimi sürekli o annenin yerine koydum istemsizce :) Aynı paylaşımı kızlarımla yapabilmeyi umdum. Bu açıdan kitabın bana verdiği bu küçük sorgulamayı sevdim ve beni kitaba daha çok bağladı. Kitaptaki dört kız kardeşin hayattan beklentileri birbirlerinden çok çok farklı olsa da gün sonunda yine ortak paydada birbirlerine, içinde bulundukları duruma şükretmeyi gösterebilmeleri muazzamdı. Bu paylaşım keşke gerçek hayatlarımızda da olabilseydi diye iç geçirmemek elde değil. Okurken çevrenizle olan ilişkinize çeki düzen vermeye başladığınızı fark edeceksiniz.