Ustam ve Ben...
Başladık Sultan Süleymandan, bitirdik 3.Murad da... Birde varki mimarların mimari, SİNAN.
Tarihi bir kitap da değil, ramanda değil aslında.. İçinde her ikisindende var. Alıp seni götürüyor taa Osmanlı Devrine, tarihi yaşatıyor zaman zaman.. Yeri geliyor aşkı anlatıyor, zulmü, intikamı, yaşam mücadelesini anlatıyor, ve bunları anlatırken de Elif ŞAFAK çok da güzel bir dil ile anlatıyor, sıkmadan, yormadan.
Ve ustaların ustası Mimar Sinan... Çalışmak, üretmek ve bunları yaparken hırs, zalimlik ile değilde sevgi ile güzellik ile yapmak..
Ustam, Mimar Sinan
Çırak, Cihan ve Çota..
Kalemine ve yüreğine sağlık olsun, Elif ŞAFAK
Sana da selam olsun Mimar SİNAN..
Yine bir Livaneli klasiği..
Tarihin iç dünyasında yaşanan bir kesitten yola çıkarak, ölümün, korkunun, hükümdarlığın, hırsın insanoğlundaki etkisinden bahsetmiş bize...
Ne çok tarih kitab'ı ne de çok roman şeklinde yazılmış bir kitap.
Ama söz konusu Livaneli ise gerisi gelir denilen cinsten.
Keyif ile okunacak ve bir solukta bitecek bir roman yazmış Zülfü LİVANELİ..
Ahh biz kadınlar, nasıl da dolu dolu seviyoruz, nasıl da iç dünyamızda göklere çıkarıyoruz sevgimizi, aşkımızı...
Güzel kalplerimiz, güzel sevebilen kalplere denk gelsin...
Roman değilde, kısa kısa aşk'ı anlatıyor, geçmişteki o müthiş aşkları, sevdalar üzerine yazılmış o uçsuz bucaksız satırları, beyitleri..
Nerde günümüzdeki aşk, nerde o sonsuz, bitmek bilmeyen, kirlenmeyen en saf ile yaşanan o eski aşklar diyorsun...
Ruhunu şeytana satmak...
Güzelliğinin, gençliğinin gitmemesi için ruhunu, ve bu yüzden de tüm hayatını sattı Dorian Gray.
Okudukça, yaşadıklarını yaşama ihtimaline karşı, belki de güzelliğin, kişinin kendini haddinden fazla önemsemesinin, dünyanın kendi etrafında döndüğüne inanmasının doğuracağı olumsuz sonuçları ve hayatının aslında nasıl da elinden kayıp gittiğini okuyoruz...