Ebû Sâqî

Bu mecrada çok kitap okuyunca örnek alınacak biri olduğunu zanneden kullanıcılar var. Bu söz aslında onlara çok net bir cevap. Bir de Ehl-i Sünnet söylemi üzerinden takvalı göründüğünü sanan kardeşler var; keşke bu sözü kalpten okuyup biraz silkelenerek kendilerini muhasebeye çekseler.
Duygu ve Düşünce
Gönderi kullanım dışı
Ebû Sâqî
#232606058
Reklam
Perşembe gününden itibaren kişi cumaya hazırlanmalıdır. Kalbiyle onu kılmaya hazır olup faziletini karşılamalıdır. Bunun için de perşembe günü ikindi namazından sonra tesbih, istiğfar ve dua ile meşgul olmalıdır; çünkü bu saat fazilet bakımından cuma gününde meçhul bırakılan saate denktir. İmam Gazali [rahmetullahi aleyh]
Din
Yusuf isimli okura yanıt verildi
Ebû Sâqî
Öyle bir şey oluyor mu ya 🤭
Sayfanın tamamını paylaştım. Gerçek okurlar yorumlara :)
Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem], âlemlere rahmet olarak gönderildi. Bununla birlikte o da bir insandı. Her beşer gibi yer ve içerdi. Çarşıda yürür, insanlarla konuşur, evinde ailesiyle ilgilenirdi. Kurbanını kendi eliyle keser, zaman zaman yemek hazırlardı. İnsani ihtiyaçları vardı. Yorulur, dinlenir, uyur, yürür, tebessüm eder, insanlarla konuşurdu. Şahsi eşya ve binekleri vardı; bazılarına isim verirdi. Mesela "Sedâd" isimli bir yayı, "Sekb" adında beyaz bir atı, "Ya'fûr" lakaplı bir merkebi vardı. Bütün bunlar bize şunu düşündürüyor: Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bir taraftan dünyadan kalben uzak, ruhen derin bir ubudiyet halinde yaşarken diğer taraftan son derece tabii bir şekilde hayatını sürdürdü. Efendimiz'in [sallallahu aleyhi vesellem] yaşayışıyla bizim yaşayışımız arasın-da önemli bir fark var: O, hayatı ibret ve tefekkürle yaşadı. Uyurken, uyanırken, yemek yerken, yürürken, konuşurken, hatta şaka yaparken bile... Hayatın her anında anlamlı ve deruni bir hal içinde oldu. Bunu düşündüren hususlardan biri de Efendimiz'in [sallallahu aleyhi vesellem] gündelik hallerinin başında ve sonunda yaptığı dualardır. Mesela o, aynaya baktığında şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Yaratılışımı güzel kıldığın gibi ahlakımı da güzelleştir." (Beyhaki, Şuabü'l-İmân, 6/364) Evet, Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] de aynaya baktı. Fakat onun aynaya bakışı yalnızca dış görünüşe yönelik değildi. Aynayı, insanın iç dünyasını hatırlatan bir vesile haline getirdi. Burada bize öğretilen şey şudur: İnsan, dışını düzeltmeye çalıştığı kadar kalbini de düzeltmeye çalışmalıdır. İnsanın iki aynası vardır. Biri mecazi aynadır; sureti gösterir. Diğeri ise hakiki aynadır; sireti, yani insanın iç dünyasını, ahlakını, niyetini gösterir. Efendimiz [sallallahu aleyhi
Sayfa 35 - Dr. Emrullah Tanır·Kitabı okudu
Din
Tâhir Ceyhun Yıldız isimli okura yanıt verildi
Ebû Sâqî
Sen güzel olduğun için yazıyı da paylaşanı da okuyanı da güzel gördün Tahir'im. Güzel kalasın, güzellerle (k.s) kalasın...