Hızını alamayan Dr. Abdullah Cevded, 1922 yılında Bahâîlik üzerine yazdığı bir makalede, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) 'e hakaret eder. Mahkemeye verilir ve iki yıl hapse mahkûm edilir. Ancak 4,5 yıl devam eden mahkeme neticesinde değiştirilen ceza kanununa göre, peygamberlere hakaret suç olmaktan çıkarıldığı için, bu dâvâ düşer. Abdullah Cevded de verilen cezadan böylece kurtulmuş olur.
Dr. Duzy'nin mütercimi Dr. Abdullah Cevded, bazen Kürtçülük, bazen Türkçülük fikriyle ön plâna çıkmış ateist bir şöhrettir. Ancak, zamanla Türk Milleti'ni hakîr görerek, Türk neslinin ıslahı için Avrupa'dan damızlık erkek ithâlini Türk devlet ricâline teklif edecek kadar zıvanadan çıkmıştır.
Öke, Masonların idealist ve spiritualist olduklarını, insan olmaya ve insanlığa çalıştıklarını anlatır.
"-Allahsız ve dinsiz mason olmaz." der.
Taassuba ise karşıdırlar. Ama dinlerin ortak amacı olması gereken kardeşliği savunmaya kendilerini adamışlardır. Mardin ise, "hassas bir yüreğiniz var." dediği Operatör Dr. Öke'yi dinledikten sonra yazdığı eserinde Masonluğun tarihte Engizisyon mezâliminden Müslüman ve Mûsevîleri kurtarmak için kurulduğunu belirtecektir. "
Dârülfünûn'da verdiği bir konferansta peygamberlikten sanat olarak söz etmiş, bunun üzerine devrin ulemâsından hak ettiği cevabı alarak İstanbul'dan uzaklaştırılmıştır.