Üstadın her eserinde mutlaka bir mesaj, eleştiri, çarpıcı bir kurgu ve hakikate dair bir rehberlik görmek ona olan muhabbetimi ziyadeleştiriyor.
Bu eserinde de Orhan ve Selma karakterleri ve onların çevresi üzerinden batı özentisinin pespayeliği, dostluk, sadakat, sevgi kavramlarıyla beraber aşkı maddede değil mânâda aramanın güzelliği ince ince işlenmiş.
Her zaman olduğu gibi yine keyifle okunacak bir Necip Fazıl eseri... Keyifli okumalar :)
instagram.com/p/DSAfxzNDM32/?...
"Abdülhamid'i anlamak herşeyi anlamak olacaktır." diyor üstad. Aradan geçen bir asra rağmen hala anlayabildiğimizi düşünmüyorum.
Üstadın eşsiz kalemiyle 31 Mart vakasına denk gelen dönemler ve sonrasını gâh hüzünlenip, gâh kızacağımız yeri gelecek 'orda olsaydım da şu lanetli ya...'nin dilini kesseydim' diyeceğiniz ve bir nebze de olsa Ulu Hakan'ı anlamaya kapı aralayacak bir eserdir okuyacağınız.
Üstada ve Ulu Hakan'a rahmetle...
instagram.com/p/DSAfxzNDM32/?...
Kutlu ağabeye yakışır bir yaşam öyküsü...
Hikayemizin kahramanı; Zehra. Zorluklarla mücadele, hayatta tek başına kalmanın ve acılara bir başına göğüs germenin hikayesini anlatıyor bize Kutlu abi. Üstelik bunları kendi abisinin hırslarına yenilip, ihanetine uğradığı bir kadın üzerinden, sürükleyici aynı zamanda oldukça etkileyici bir anlatımla kaleme alıyor kıymetli yazarımız.
Hikaye severler için tavsiye ederim.
instagram.com/p/DR5FxFsjHIl/?...
Konumuz bir mürid-mürşid ilişkisi değil aslında. Kutlu ağabeyin bir çok kitabında gördüğümüz yozlaşma... Ama bu defa bunu tasavvufi bir kurguda ele almış.
Sekiz ayrı başlıkla yazılan hikayemiz kitabın sonunda bir bütünü veriyor bize. Ümmi bir müridin şeyhinin el vermesiyle tekke postuna oturup irşad bayrağını taşıma hikayesini okuyacağımız bu eser hayatın her alanına sirayet etmiş yozlaşma dediğimiz çekicin altında nasıl ezildiğimizi anlatıyor. Tüm bunlarla beraber bir Sır var lakin kime verilir bilinmez :)
Bir Kutlu klasiğini farklı bir kurguda okumak keyifliydi. Tavsiyemdir...
instagram.com/p/DR5FxFsjHIl/?...
Selamûn aleyküm kıymetli okurlar, tarih sever dostlar
Talha hocamın kitaplarını okumayı çok seviyorum. Tarihi olayları, şahsiyetleri, hadiseleri içinde bulunduğu dönemin şartlarını gözönünde bulundurarak okuyucuya sunuyor. Bu da daha doğru ve adil bir değerlendirme imkanı sağlıyor. İşte bu sebeple Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'nin belki de en çok tartışılan ismi Sultan 2. Abdülhamid Han'ı daha doğru bilmek, hakikatle görebilmek için mutlaka okunması gereken bir seriyle geldim.
İlk kitabımız "Bir Dehanın İzleri" Abdülhamid Han'ın gençlik yıllarını, şehzadelik dönemlerini, saltanata hazırlanma sürecini ve padişahlıktaki ilk dönemlerini aslında Padişah Abdülhamid'den ziyade insan Abdülhamid'i anlatıyor.
İkinci kitabımız "Payitahtın Son Sahibi" ise imparatorluğun son günlerine başka bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Yönetim merkezinin Yıldız'a taşınması, Hamidiye Hicaz Demiryolu projesi ve amacı, Abdulhamin Han'ın özel merakları, sürgün hayatı ve cenazesinde yaşananlar gibi bir çok sorunun cevabını bulacağımız sürükleyici ama bir o kadar da hüzünlü bir okuma olacak.
Talha hocam sanat tarihçisi olduğu için kitabında da bunu çok iyi kullanıyor. Baştan sona fotoğraflarla, tarihi vesikalarla anlattığı konuyu destekliyor. Tarihe ilgisi zayıf olanların dahi ciddiyetle ve merakla okuyacağı bir seri olduğuna emin olabilirsiniz. Ayrıca kitap kapaklarında kullanılan inceliğe de hayran olmamak elde değil. Tüm bunları bize böylesine güzel bir şekilde sunduğu için kendisine teşekkürü borç bilirim. Rabbim ilmini artırsın, kalemini kavi kılsın...
ve's-Selâm...
instagram.com/p/DRxZXO7jLbl/?...