Onlar modayı takip eder ve şunun, bunun fikirlerine tâbi olurlar. Haricî tesirlere mukavemet ederek ve düşünerek hareket etmezler. Ekser insanlar hayatlarını daha ziyade yiyecek tedarik etmekle geçirirler: işçiler, fakirler, kadınlar ve çocuklar hemen hiç düşünmezler. Onlar bir parça şuurlu ve fakat haricî tesirlere çok tabi lan kuklalardırlar.
Fakat bu kuvvetini de başkalariyle gevezelik etmekle bir incir çekirdeği doldurmıyan ve bir netice çıkmıyan müna kaşalar, yapmakla geçirir. Siyasi bir adam gibi siyasetten, edebiyatçı gibi edebiyattan bahseder. Herkesin hayatı hakkında dedikodu yapmaktan hoşlanır. Akşam olunca bu zavallı genç dünden biraz daha neşesiz, hayattan bir parça daha bedbin olarak yatağa yatar
Ey oğul istediğini sev sonunda ayrılmayacakmısın
Ey oğul istediğini yap sonunda hesap vermiyecekmisin
Ey oğul istediğin kadar yaşa sonunda ölmeyecek misin
Son olarak Tanrısal yasanın en üstün ödülü yasanın kendisiyken, yani özgür istemimizle Tanrı'yı bütün ve verimli bir istekle bilmemiz ve sevmemizken, cezası bunların eksikliği ve etin kölesi olmak yani kararsız ve bocalayan bir ruha sahip olmaktır