Sıla Yılmaz

Sıla Yılmaz
@Ece_yasar
Etrafını bu kadar iyi tanıyan,karşısındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heycanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkan var mıydı? Böyle bir adam, önünde bütün küçüklüğü ile çırpınan birine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? (...) Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Reklam
"Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz,aşkı öğrenemesekde..."
Sayfa 470·Kitabı okudu
Konuştukça bana herşeyi en iyi şekilde anlatmayı başarıyordu. Edmundo Dayı kadar iyiydi. "Daha çok anlat" dedim. "Hoşuna gidiyor mu?" "Çok. Elimden gelse seninle, sekiz yüz elli iki binn kilometre hiç durmadan konuşurdum." "Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz" "Gider gibi yaparız."
“Ne diyorsun sen, küçük; babanı mı öldüreceksin?” “Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek.”
"Hayvanat bahçesinde gezinmek istiyorum.” içinde yalnızca karatavukla iki pilicin bulunduğu kümese isteksizce baktım. “Çok geç oldu,” dedim. “Aslanlar yatmaya gitti, Bengal kaplanları da. Bu saatte her yer kapalı. Bilet satmıyorlar artık.”
Reklam