Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş , el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?
Bu vakitsiz ihtiyarlığı iyice benimsemiştim. Gönlümde fazla bir sabırsızlık kalmamıştı. Zaman geçiyordu. Bütün bunlar ne kadar sürecekti? Kafamda belirli bir süre yoktu. Birkaç ay? Birkaç yıl? Belli değildi. Ama bir taraftan bu yerde de sonsuza kadar kalamayacağımı hissediyordum. Bir şey bekliyordum. Sözgelimi bir işaret. Hatta bir mucize. Çok bulanıktı, gene de içimde hala diri olan taraf buna inanıyordu.