Bu vakitsiz ihtiyarlığı iyice benimsemiştim. Gönlümde fazla bir sabırsızlık kalmamıştı. Zaman geçiyordu. Bütün bunlar ne kadar sürecekti? Kafamda belirli bir süre yoktu. Birkaç ay? Birkaç yıl? Belli değildi. Ama bir taraftan bu yerde de sonsuza kadar kalamayacağımı hissediyordum. Bir şey bekliyordum. Sözgelimi bir işaret. Hatta bir mucize. Çok bulanıktı, gene de içimde hala diri olan taraf buna inanıyordu.
Çocukları ana babaların görüşlerini, anlık beğeni ya da sıkıntılarını ifade eden isimlerle gülünç düşürmek gerçekten de çok ayıp, siz de takdir edersiniz ki bir isim bembeyaz bir sayfa olmalıdır ki, kişi ömrü boyunca yazabileceği ne varsa yazsın