Bilmeyenler için konuyu kısaca anlatayım: Zeynep yeni okuluna gider ve okulun ilk günü okul bir hastalık sebebiyle karantinaya alınır. Zeynp okul koridorlarında Onur ile karşılaşır ama bir cesetle .Müdrün oğlu olan Onur, arkadaşları Burak ve Met, olaya tanık olduğuiçin onlarla olmak zorunda kalan Zeynep bir cinayeti saklamak ve katili bulmak zorundadır. Gerçekten çok güzeldi. Hem gerilim hem duygusal hem mutluluk hem üzüntüyü resmen biz de kitap karakterleriyle beraber yaşadık. Kitap macera heyecan doluydu. Bazen ben bile yeter artık maceradan bir sakinlik çöksün dediğim zamanlar oldu. Zeynep, Burak, Onur, Mert; ve okurlar mahşerin 5 atlısı oluyordu. Kitap aynı zamanda William Shakespeare 'dan sözler, Yedinci Ev şarkıları. Kısaca kitaptaki edebi sözler de kitaba ayrı bir derinlik katmış. Beni en çok etkileyen sahne Rıza Boysan'ın gelip Onur'u kurtarması ve gerçek babası olduğunu söylemesi.
Önce Karantina serisini sonra da bu kitabı okumuştum. Karantina serisini çok sevdim ve gerektiğinde duygusal gerektiğinde gerilim sahneleri beni etkiledi. Ondan dolayı bu kitaptan da beklentim vardı. Ama bu beklentiyi maalesef karşılayamadı. Kitap ilk başta güzel gidiyordu ben de olaylara zamanla gelir diye bekledim. Ama bir türlü İzmir'e ve Ege'ye ısınamadım. Kitapta ilerledim ama aynı şeyler dönüp durdu. Ben de sıkıldığım için bıraktım. Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi serisinden sonra benim için hayal kırıklığı oldu. Belki kitap daha sonra olaylar gelişecektir. Ama ben sıkıldım kitaptan. Karantinada hep bir macera olay varken bu daha çok Dram-Romantik gibi oldu.
Macerası çok olan bir kitaptı. Konusu kısaca Sri Lanka'nın küçük bir adasında doğan ve hayatı boyunca adasında dışarı çıkmamış bir çocuk ve kız kardeşinin adaya gelen başka bir çocuğu yardım etmeye çalışırken başlarına aldığı tehlikeyi anlatıyor. Ben sevdim. Sürükleyiciydi ve çocukların hayat hikayelerimi beğendim. 11 yaştan başlayıp herkes okuyabilir. Kitapta ayriyeten tarihi eser kaçakçılığına da değinmiş ve duyar oluşturmuş.
Arkadaşların bir zaman makinesiyle 2095 yılına ışınlamasını anlatıyor. Pek beğenmedim. Olay örgüsü biraz karışıktı ve anlamak zordu. 5 üzerinden 2 puan verirdim.
Kitap hayatımda okuduğum en iyi 3. Kitap oldu. 1. #k:20398. 2,. Barkın Uçuyor 3 ise bu kitap. Olay örgüsünü çok güzel kurgulamış #y:69843. Takip edeceğim ve kitaplarını okuyacağım yazarlardan biri. Kitabı okurken sanki bir japon filmi izliyormuş hissiyatı yaşattı. Kitabı okumayanlar için konusunu şu şekilde özetleyebilirim: Momo ayrılmış 35-40 yaşlarında bir kadındır. Bu romanın baş karakterinin çocuk değil -çocuk kitaplarında genellikle çocukları başrol yaparlar- de bir yetişkin olması da daha çok hoşuma gitti. Halasının hastalanması sebebiyle çocukluğunun geçtiği kente dönüyor. Kütüphaneci olarak bir yerde işe başlıyor. Fakat masal kahramanlarının okurları merak etmesiyle çeşitli kişilerin hikayelerini öğreniyor.
Hani merak ederiz ya yetişkinler bekleme salonunda rastgele okudukları bir kitabı veya iş yerinde tesadüfen masajda birinin unuttuğu kitap seni içine çeker. Okursunuz fakat ya sahibi gelir kitabın ya da çağırılırsınız, sonu hiç bilemezsiniz. Sonra da unutur gidersiniz. Çocuklar ve gençler markette bulurlar ya da okulda onların hafızasında kalıyordur bence. İşte bu kitapta masal kahramanlarının okurlarının hayat hikayesini merak etmesi üzerine kurulu. Benim kendi fikrim, burada yazarın duyguları olmadığını düşündüklerimizin olduğunu düşündüğümüzde onların yaşadıklarını anlamamızı sağlıyor.
SONSÖZ
Kitaba nereden bakarsanız bakın günlük hayatın duyguların gerçeklerin bir parçasıyla oluşturulmuş bir yapboz gibi tek bir kusurunu dahi görmediğim son zamanlarda okuduğum en etkileyici sürükleyici güzel kitaptı. Çocuk kitabı değil ve yetişkinler de okumalı. Bir çocuk olarak beni bile etkilediyse onlara da mutlaka bir şeyler katacaktır. BURAYA KADAR OKUDUYSAN TEŞEKKÜRLER BENİM FİKİRLERİM ÇOK BEĞENDİM
SPOİLERRRRRR (kitap ile ilgili heyecan kaçıran