İyi bir arkadaşlığı sürdürme sanatının şömine yanında oturmakla karşılaştırılabileceğine karar verdim. Ateşe çok uzun süre yakın oturursak sıcaklayabilir, hatta yanabiliriz. Benzer bir şekilde biriyle ne kadar iyi anlaşırsak anlaşalım, kişisel alan inşa etme den ona fazla yakın durursak çok geçmeden kendimizi esir alınmış ve tükenmiş gibi hissederiz; ilişkiyi cepte görmek ve yeterince mahremiyete ya da bağımsızlığa sahip olmamaktan dolayı öfke duymak kolaydır. Öte yandan dostlar ve aileyle iletişimde kalmak için çok az çaba harcarsak sevgilerinin sıcaklığını hissedemeyiz.
Denge yakalamak, kilit önem taşır.
Yukarı doğru ilerliyor musun?
İyi mi gidiyorsun?
O zaman başkalarını harcamak pahasına mı, yoksa onlarla birlikte mi başardığına bak.
Başarıya giden yolda başkalarını kenara itersen akıntının yönü değişince suyun dibini boylarsın.
Kimi onlara tepeden bakan insanlara nanik yapmak için mutlu olmak ister.
Peki, başarıya eriştiğin zaman ne olacak?
Onları haksız çıkardıktan sonra ne yapacaksın?
Gerçekten başarmak istiyorsan başkasının ölçülerini kullanma.
Seni ne mutlu ediyorsa onu yap.
Birini ikna etmek istediğim zaman önce onu dikkatle dinler ve anlamaya çalışırım. Ben haklı olsam bile, duyulduğunu ve saygı gördüğünü hissetmediği sürece ikna olmayacaktır.